Süeda İkizoğlu Donmuş Yas II / Belirsiz Kayıp

Süeda İKİZOĞLU

Donmuş Yas II /Belirsiz Kayıp

                “…hareketsiz, bomboş bilinç, duvarların arasına konulmuş; kendi kendine sürüp gidiyor. Kimsenin olmayan duvarlar ve kimsenin olmayan bir bilinç kaldı geriye. Bir görünüyor bir kayboluyor.” *J.P. Sartre, Bulantı.

                Hayatımızdaki varlığına alıştığımız ve bağlandığımız bir şeyden kopmak acı verici bir histir. Bu kayıpla baş etmek için yas tutarız. Yas, iyileşmeye götüren bir süreçtir. Kabullenme ya da alışmanın adımlarını bu süreçte atarız. Ama – donmuş yas ~ belirsiz kayıp – daha karmaşık bir durumdur. Kayıp net olarak tanımlanamaz. Bir yandan buradadır, bir yandan da yoktur.

                Fiziksel olarak yok, psikolojik olarak var olma ya da tam tersi duruma karşılık gelen “donmuş yas” sergisinde İkizoğlu, sayısız unsur ve bu unsurların kendi arasındaki ilişkilerini kullanarak bir aşmahikayesi yazar. Monokrom olarak ürettiği farazi mekânlarda, bir bilinç akışı içinde bizi dolaştırırken, kendi deneyimlerimizi sorgulatır. Yarattığı mekânlar bazen donuk ve hissiz bazen de kaotiktir. Antrepo benzeri geniş alanlarda sıklıkla benzer nesnelerin yer değiştirmesi ve tekrarı gösterilir.

                Karışık teknik kullanarak ürettiği eserlerinde görsel yığınları, kasıtlı olarak bozulmuş ya da oraya ait olmayan elemanları, tuhaf ve düzensiz şekilde konumlandırır. Güçlü ve yekpare parçaları mekânın merkezinde, etrafındaki her şeyden soyutlayan boya darbeleriyle izlerken, yine aynı alanda birbirine tutunmaya çalışan, öylece yığılmış, parçalı nesneleri görürüz. Kayboluşun geride bıraktığı hisle bu parçalar çoğalır. Bir anlatıcı olarak, yer değiştirmeyi, tekrar unsurlarını ve dolu boş etkisini kullanır. Bu tekrar durumu, bir düşüncenin şiddetini ya da gerçeklikten sıyrılıp unutuluşunu betimler. Kolaj üzerine akrilik ve pastel ile yaptığı müdahaleleri zımpara ile aşındırır. Boya darbeleri olabildiğine sert iken yer yer akışkan bir hâl alır. Ürettiği mekân içine, oraya ait olmayan nesneleri yerleştirir. Boya ile yaptığı bu müdahaleler ile de nesneleri görece daha tanımsız hâle getirir. Bu, onun biricikliğine hizmet ederken, nesne bazen ağırlaşır bazen de hafifler. Resmin kendi içindeki (yap-boz) yıkıp tekrar kurma dürtüsü hızlı ve ekspresif bir tavırla devam eder. Bir arayış söz konusudur. Bu bağlamdada resmin içindekiinşahâli bir döngü içine sıkışır.

                İzleyiciyi, merkezini kaybetmiş, birbirine dokunan ama ilişkisiz bir zihin arşivi içinden geçirir. Yarattığı geçirgen yüzeyler ise anlık rahatlama alanı açar. Donmuş yas, belirsiz kayıp İkizoğlu’nun eserlerinde mekâna dönüşmüştür. Sanatçı, tutma, saklama üzerine yaptığı kurgularda, aidiyet, var olma, hatırlama ve unutma üzerine düşler. Var olmayan, eklektik ve temsili boş alanları doldurma durumu yinelenir. Bu tekrar içindeki yığıntılar (duygular), yerine koyma, iyileşme ve denge için mevcudiyetini sürdürür.

Şeyma GÜZELAYDIN

*J.P. Sartre, Bulantı, çev. S. Hilav, İstanbul,2019, s.249

Süeda İkizoğlu 1983, İstanbul’da doğdu. 2002’de İstanbul Avni Akyol Anadolu Güzel Sanatlar Lisesi Resim Bölümünden mezun oldu. 2004’te Universidad Politècnica de Valencia’da resim, heykel ve litografi dersleri aldı. 2010’da Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Güzel sanatlar Fakültesi Resim Bölümünü bitirdi. 2017 yılında Dokuz Eylül Üniversitesi Güzel Sanatlar Enstitüsü’nde Resim Anasanat Dalı Yüksek Lisans ve 2022 yılında Resim Anasanat Dalı Sanatta Yeterlik Programını tamamladı. “Duygu-iz” isimli ilk kişisel sergisini İzmir, Galeri-A Güncel Sanat Merkezi’nde açtı. İkinci kişisel sergisi “Donmuş Yas” İzmir, Galeri Kırmızı’da gerçekleşti.

Çeşitli ulusal, uluslararası karma, grup ve yarışmalı sergilere katıldı; Türk Kalp Vakfı Resim Yarışması’nda birincilik ödülü (2007) ve mansiyon (2009), İpek Ahmet Merey Resim Yarışması’nda başarı ödülü (2009) aldı. 2013 yılından bu yana Dokuz Eylül Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Resim Bölümünde akademisyen olarak görev yapmakta olup sanatsal çalışmalarına hâlen İzmir’de devam etmektedir.

Sergi: Hoorya Naghieh / Net Works

NETworks sergisi, yaşanmış deneyimlerin parçalı izleri arasında dolaşır; tamamlanmış anlatılar sunmak yerine, geçişlere, dönüşümlere ve geride kalan izlere işaret eder. Buluntu malzemelerin, özellikle de atılmış ya da göz ardı edilmiş nesnelerin kullanımı, iyileşme ve evrilme süreçlerini çağrıştırmayı amaçlar. Örme, ip ve tekstil yüzeyler, işleri hem biçimsel hem de kavramsal olarak birbirine bağlayarak bir ağ oluşturur. Bu ağ, sergi atmosferindeki hâkim konumu, dokusu ve yarattığı imgelem ile mekân, zaman, hafıza arasında etkileşimi tetikleyerek işlemeye başlar. Her birey ya da izleyicinin kendi kişisel ağı serginin ağına eklenerek genişler. Sergi mekânı ilişkilerin giderek genişlediği bir alana dönüşür. NETworks, sabit anlamlar sunmak yerine, izleyiciyi değişen ve duyusal bir deneyimin içine çeken bir durum önerir.

Hoorya Naghieh

Eğitim:

2020 – 2025 Güzel Sanatlar Fakültesi, Heykel bölümü, Dokuz Eylül Üniversitesi

2023 – 2024 – Bahar dönemi Erasmus Studies Sanat ve Tasarım Fakültesi, Heykel bölümü, Timişoara Batı Üniversitesi, Romania

2019 – 2020 Resim bölümü, Buca Işılay Saygın Güzel Sanatalar Lisesi

2017 – 2019 Resim bölümü, Isfahan Güzel Sanatlar Lisesi

Staj:

4.07.2025 – 27.09.2025 Timişoara Batı Üniversitesi, Romania

Kişisel Sergi:

2025 Morph, 2024-2025 2209/A Tübitak Üniverste Öğrencileri Araştırma Destek Programı Proje Sergisi; Güzel Sanatlar Fakültesi, Dokuz Eylül Üniversitesi

Grup Sergileri:

2022 DEÜ Sabancı Kültür Sarayı Heykel Sergisi, İzmir

2023 20. Eçev Yarışma Sergisi, İzmir

2024 21. Eçev Yarışma Sergisi, İzmir

2025 22. Eçev Yarışma Sergisi, İzmir

2025 Arta-n teleac Symposium, Roşia, Romania

5 Punta- AYŞEGÜL DEMİRHİNDİ, CAN GÖKÇE, ECEM GÜR, DİLŞAT KAYA, SİNAN BOZKURT

5 PUNTA: Beş Odak, Tek İz

Sanat, tarihin ve bugünün kesiştiği o sivri uçta başlar. Alsancak’ın kalbinde, tarihin ve çok kültürlülüğün izlerini taşıyan, bir dönem “Punta” olarak anılan bu kadim sokaklarda; şimdi beş farklı el, beş farklı bakış ve beş keskin uç bir araya geliyor. 5 PUNTA, sadece bir sergi değil; disiplinler arası bir karşılaşma ve ortak bir estetik arayışın manifestosudur.

Neden Punta? Çünkü her fırça darbesi bir uçtur; her seramik kaleminin çamura bıraktığı iz bir odak noktasıdır. Bizler, farklı dünyalardan gelip aynı coğrafyanın ruhunda birleşen beş sanatçıyız. Punta’nın o sivri ucunda, Galeri A’nın atmosferinde tek bir hikâyeye dönüşüyor. Bizler; farklı tekniklerle çalışan, ancak aynı estetik kaygıyla birleşen beş farklı “uç” olarak, sizi bu çok sesli uyumu keşfetmeye davet ediyoruz.

CAN GÖKÇE

2011 yılında Dokuz Eylül Üniversitesi, Güzel Sanatlar Enstitüsü’nden “İngiltere Victoria&Albert Müzesi’nde yer alan Kütahya Çinileri” konulu tez çalışiması ve sergisi ile yüksek lisans eğitimini tamamlayan Can Gökçe son çalışmalarında 2010 yılında incelemiş olduğu “saltanat kayıkları” ile ilgili tasarımlarını çini tekniği ile uygulamış, “Boğaz’ın Kuğuları”nı saray sanatı ile birleştirerek farklı bir yorum getirmiştir. Birçok uluslararası seramik yarışmasında ödül ve sergileme alan sanatçı, çalışmalarında özellikle geleneksel tekniklerden ve motiflerden yararlanmaktadır.

Geleneksel ve klasik olanın dışına çıkarken, geleneksel renkleri kullanmaktan vazgeçmeyen sanatçı, teknik deneyimlerini bu yönde aktarmaktadır. Farklı kültürlerdeki seramik üretim yöntemlerini de tasarımları ile birleştirmektedir. Mozaik eserler, Akrilik tablolar da çalışmalarında bir ifade biçimi olarak kullanmaktadır.

Sanatçı Uşak Üniversitesi bünyesinde Öğretim Görevlisi Dr. olarak çalışmakta ve çalışmalarını kişisel atölyesinde sürdürmektedir. Aynı zamanda Hacettepe Güzel Sanatlar Enstitüsü Seramik Anasanat Dalında Sanatta Yeterlik eğitimini 2025 Ocak ayında tamamlamıştır.

AYŞEGÜL MANDAL

1994 yılında Uşak’ta doğdu. 2012 yılında Uşak Anadolu Güzel Sanatlar Lisesi’nden mezun oldu. Aynı yıl Ege Üniversitesi Eğitim Fakültesi Resim İş Eğitimi Öğretmenliği Bölümü’ne girmeye hak kazandı.

2016 yılında Ege Üniversitesi Eğitim Fakültesi Resim İş Eğitimi Öğretmenliği Bölümü’nden mezun oldu. Aldığım eğitimler katıldığım sergiler ile sanat ve sanatçının değeri, toplum değerinin önemi, insanların sanata bakış açısını geliştirmek ve ileri bir bakış açısı ile sanat tutkumu ve gelecek nesilleri sanatla aynı ortamda bir arada tutmak için resim yapmaya ve resim eğitimi vermeye devam etmekteyim.

ECEM GÜR

1995 yılında İstanbul Bahçelievler’de doğdu. 2013 yılında Giresun Yavuz

Kolej Lisesi’nden mezun oldu. Aynı yıl Girne American Üniversitesi

Ekonomi Bölümü’ne girmeye hak kazandı. 2017 yılında Uşak Banaz

Meslek Yüksek Okulu Mimari Dekoratif Sanatlar Bölümü’nden birincilikle

mezun oldu. 2023’te Mimarlık ofisi açtım. Mimari tasarımcı olarak

mesleğimi devam ettiriyorum.

DİLŞAT KAYA

1976 yılında Uşak merkezde dünyaya geldi. 2002 yılında Selçuk Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Yüksek lisans programından mezun olmuştur. 2004 yılında Uşak Anadolu Güzel Sanatlar Lisesinde göreve başlamıştır. 2015 yılında Uşak BİLSEM’ de göreve başlamıştır. Çalışmalarını kendi atölyesinde sürdürmektedir.

SİNAN BOZKURT

20 OCAK 1992 yılında Uşak’ta doğdu.2010 yılında Uşak Anadolu Güzel Sanatlar Lisesinden mezun oldu. Aynı yıl Anadolu Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Eğitimi Bölümüne girmeye hak kazandı. 2014 yılında Anadolu Üniversitesi Güzel Sanatlar Eğitimi Bölümü Resim İş Öğretmenliği Programından mezun oldu. Halen Milli Eğitime bağlı okullarda öğretmenlik yapmaktadır.

Dr. Mazhar İzmiroğlu / Kozmos ve Renkler

Çalışmalarımın özgün tasarım aşamasında, resmin ve isminin ana konsepti “ÇAĞRIŞTIRMASI” bana daha anlamlı geliyor. Benimsediğim bu yaklaşımın, tablonun renk zenginliği ve renk uyumunun yaratacağı seyir keyfi yanında izleyiciyi düşünmeye sevk edeceğini ve resme can katacağını düşünürüm.

Renkler Serisi, hayata bakış perspektifimi yansıtıyor. Gün ve Gece, Mevsimler hep döngüsel bir uyum içinde. Yaşamın kendisi aslında bir uyum süreci değil midir? Bence hayatımızı güzelleştiren ve onu anlamlı kılan yegane etkendir renkler. Her ne kadar farklı algılamalar yaratıyor olsalar da, onların da kendi aralarında bir uyum olduğu yadsınamaz. Ben hayatımıza canlılık katan renklerin uyumunu modern ve soyut bir tarzla tuvale yansıtmaktan ve farklı renklerin bir arada oluşlarının güzelliğini sergilemekten büyük keyif alıyorum. Keşke rüyalarımız da renkli olabilseydi…

Kozmos serisi ile, içinde yaşadığımız uçsuz bucaksız evrenin büyüleyici görüntülerini tuvale yansıtmaya çalışıyorum. Her ne kadar henüz uzay yolculuğuna çıkmadıysam ve bu harikulade görüntülere şahit olmadıysam da bu bütünün de kendi içinde son derecede uyumlu bir döngüye haiz olduğundan eminim. Renkler, anlamlı etkilerini bu ortamda da olanca güçleriyle ortaya koyuyorlar. Renklerle süslenmeyen bir Kozmos düşünemiyorum. Kim bilir, belki de yakın bir gelecekte bu eşsiz manzaraları doğal renkleriyle bizzat görerek resmetmek imkanına kavuşabiliriz. Neden olmasın? 

Dr. Mazhar İzmiroğlu

Dr. Mazhar İzmiroğlu 1947 İzmir doğumludur. A.Ü. Siyasal Bilgiler Fakültesi mezunu olup, E.Ü. İktisadi ve Ticari Bilimler Fakültesinde Ekonomi Doktorasını tamamlamıştır. İş hayatında Otomotiv, Çimento, Hırdavat Malzemeleri ve Cep Telefonları gibi farklı sektörlerde 4 ayrı firma kurmuş ve eş zamanlı yönetmiştir. 9 Eylül ve İzmir Ekonomi Üniversitelerinde öğretim görevlisi olarak görev almış olup Aile Şirketleri Yönetimi konusunda 6 kitabı yayınlanmıştır. Uzun yıllar fiilen Uzakdoğu savunma sanatları sporu yapmıştır. Soyut tarzı resim yapmakta olup 1 Kişisel sergi açmış, 3 Karma sergiye katılmıştır. Halen Slovenya Cumhuriyeti Ege Bölgesi Fahri Konsolosu görevini yürütmektedir.

Ümit Yiğit / Yaşamak ”her ne ise”

Eserlerinde hayata karşı boşvermişliği ele alan sanatçı, kullandığı canlı ve parlak renklerle neşenin ve çilenin hissettirdiği yoğun duyguları figürlerinde işler. Mutluluk ve mutsuzluk arasında geçen hikayelerde bilmek ve anlamak insanlar için değersizleşmiştir. Onlar için önemli olan küçük mutluluklardır. Ümit Yiğit’in figürleri için ötekileşme belki de asıl yaşam kaynağıdır. Neşeyi sorgusuz, çileyi ise yargısız kabul ederler. Figürlerin yüz ifadeleri bu kabullenişi yansıtır. Yaşamak kabul edilmiştir, her ne ise.

Ümit Yiğit

1967 İzmir doğumlu Ümit Yiğit lisans eğitimini Dokuz Eylül Üniversitesi’nde Grafik Sanatlar bölümünde tamamlamıştır. Üniversite öğrenciliği yıllarında başladığı grafik mizah ve karikatür çalışmalarından üç ödülü bulunmaktadır. 2000 yılında resim yapmaya başlamıştır. Eserleri Devlet Resim, Şefik Bursalı, Nuri İyem ve DYO başlıca olmak üzere birçok önemli yarışmada kez sergilendi. 2009 yılında TJK Resim Yarışması’nda “Canyoldaşı” adlı eseri üçüncülük ödülü aldı. 12 kişisel ve birçok karma sergisi olan sanatçı çalışmalarını İzmir’deki atölyesinde sürdürmektedir.

BİLİYORSUNUZ NEDEN?

Biliyorsunuz, neden?” başlıklı sergi, altı sanatçının son dönem pratiklerindeki hassas müdahaleleri ve formel dönüşümleri merkezine alarak izleyiciyi derin bir sorgulama alanına davet ediyor. Ekolojik izlekleri, jestüel vuruşlu cinsiyetsiz figürleri ve mekânsal soyutlamaları buluşturan bu seçki, disiplinlerarası bir gerilim hattında yeni anlam katmanları üretiyor. Küratoryal kurgu; üslupları yer yer tezat oluşturan ancak ortak duyarlılıklarda birleşen sanatçıların bireysel değişim eşiklerini görünür kılıyor. Sanatın evrilen dilini ve kolektif dönüşümün izlerini keşfetmek üzere, zıtlıkların estetik uyumundan beslenen bu özgün diyaloğa tanıklık etmeye davetlisiniz.

ENGİN ASLAN Sessiz Alanlar – Çekilen Yeryüzü / Silent Spaces- The Retreating Earth

Sessiz Alanlar – Çekilen Yeryüzü / Silent Spaces- The Retreating Earth

Yeryüzü, modern düşünce tarihinde çoğu zaman süreklilik ve dayanıklılık ile ilişkilendirilmiş bir kavram olarak ele alınmıştır. Dipesh Chakrabarty, insanı, jeolojik süreçlerle iç içe geçmiş bir fail olarak düşünür ve insan ediminin dışında konumlanamayan yeryüzü, maddi ve jeolojik zamanlarla birlikte kavramsallaşmıştır. Bu düşünme biçimi, “Antroposen Çağı” tartışmalarıyla temas ederek, Paul J. Crutzen’in insan pratiklerinin yeryüzü ölçeğinde belirleyici etkiler yarattığı yönündeki yaklaşımı üzerinden bir zaman eşiğine işaret eder. Sergi kapsamında bir araya gelen üretimler, açıklayıcı bir tutum benimsemek yerine, doğrudan temsil etmeyen; yüzeyde beliren izler üzerinden ilerleyen bir yaklaşım sunar. İz kavramı, burada geçmişte gerçekleşmiş bir temasın maddi karşılığı olarak ortaya çıkmakta ve tekil zaman anlayışıyla sınırlı okumalar yerine farklı zaman katmanlarının birlikte ele alınmasına olanak tanımaktadır. Antroposen kavramı bağlamında yeryüzünü, insan ve insan-dışı varlıkların oluşturduğu çok katmanlı ağlar üzerinden düşünmeyi öneren Donna Haraway ise insanı; söz konusu ağ içinde ayrıcalıklı bir konumdan çok, etkileşimlerin kesiştiği bir düğüm noktası olarak ele alır. Bu açıdan, üretim mecralarının sunduğu olanaklar, yeryüzüyle kurulan temasın farklı boyutlarını gündeme taşır. Yüzey, bu temasın izlerinin yoğunlaştığı bir eşik olarak, tarihsel, maddi ve jeolojik süreçlerin kesişiminde konumlanır; zaman ise doğrusal bir ilerleme değil, katmanlı bir yapı olarak düşünülür. Resim, fotoğraf, video ve enstalasyon çalışmaları; fiziksel müdahalelerin ve geçici hâllerin sürekliliğine dair bir düşünme alanı kurarken, kullanılan malzemelerin, yeryüzüyle temas etmiş olmanın izlerini tekrar, duraksama ve süreç duygusuyla mekâna taşır. Dolayısıyla bu yaklaşım, sergiyi; yüzeyler, malzeme, zaman, insan ve çevre arasındaki bağlantının maddi karşılıklarını taşıyan, tekil bir özneye bağlanmayan ve çok yönlü etkileşimler üzerinden düşünülebilen bir alan olarak kurar.

Serginin kavramsal atmosferinde sessizlik, belirgin bir nitelik olarak öne çıkmaktadır ve bu yönüyle sessizlik, bir eksiklik ya da boşluk duygusu yerine açıklamanın geri çekildiği bir alan olarak belirir. Çekilme olgusu, yeryüzünün ve doğanın geri çekilmesiyle birlikte düşünüldüğünde ise görünürlüğün yön değiştirmesi bağlamına işaret eder. Bu yön değişimi, daha çok doğanın stratejik bir direnç alanı üretmesiyle belirginleşir; bu çerçevede doğa, dolaylı izler ve maddi kalıntılar üzerinden okunur hâle gelir. Açık biçimde sunulan imgeler yerini, dolaylı izlere ve katmanlara bırakarak, yaşanmış süreçlerin maddi çağrışımları olarak varlık kazanır. Bu bakımdan, söz konusu imgeler ya da eserin kendisi kesin bir sonuca işaret etmez; düşüncenin sürekliliğini besleyen bir anlam aralığı oluşturur ve izleyici, yorumunu mekânla ve yüzeylerle kurduğu bireysel temas üzerinden biçimlendiren etkin bir özne hâline gelir.

Engin Aslan

2026

Engin Aslan

1980 yılında Sivas’ta doğdu. 2008 yılında Çukurova Üniversitesi Güzel Sanatlar Eğitimi Bölümü Resim Anasanat Programı’ndan mezun oldu. 2013 yılında aynı üniversitenin Sosyal Bilimler Enstitüsü Resim-İş Eğitimi Anabilim Dalı’nda yüksek lisans eğitimini tamamladı. 2017 yılında Hacettepe Üniversitesi Güzel Sanatlar Enstitüsü Resim Anasanat Dalı’ndan Sanatta Yeterlik (Doctor of Fine Arts) derecesini aldı. Dokuz Eylül Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Resim Bölümü’nde Doçent olarak görev yapan sanatçı; IV. Sanat Dünyası Resim Yarışması ve International Biennial of Miniature Art-Timișoara / Romanya Bienali Resim Ödülü başta olmak üzere, ulusal ve uluslararası yarışmalarda toplam 11 ödüle layık görülmüştür. Yüzün üzerinde yurt içi ve yurt dışı sergide eserleriyle yer alan sanatçının çalışmaları; Amerika Birleşik Devletleri, Fransa, İngiltere, Rusya, Hollanda, Almanya, Brezilya, Romanya, Macaristan ve Türkiye’deki resmî ve özel koleksiyonlarda bulunmaktadır. Sanatçı, çalışmalarını İzmir’de sürdürmektedir.

ANNİKA KATJA BOLL/ ARTİST TALK

Sanatçı Konuşması: Annika Boll – Ghost in a Shell 2.0

📅 17 Aralık 2025 | ⏰ 18:00
📍 Galeri A
Enver Dündar Başar Sokak No:7 Alsancak / İzmir

Deniz Villaları – Ekolojik Geçişler Rezidans Sanatçı Programı’nın ilk edisyonuna, K2 Urla Nefes Alanı’nda çalışmalarını gerçekleştirmek üzere seçilen katılımcı sanatçılardan Annika Boll ile rezidans deneyimini ve üretimlerini paylaşmak üzere bir sunumda buluşuyoruz.

Çalışmalarında organik maddeler dijital kopyalara dönüşür; görsel gerçekçilik ile yapay bir boşluk arasında ince bir çizgide varlık bulur. Üç boyutlu taramalar, temelde bir “Kabuk İçindeki Hayalet” gibidir — üzerine yapıştırılmış resimlerle dolu, ama içi boş bir geometri. Boll, K2’de gerçekleştirdiği saha çalışmasında ise Posidonia deniz otunu, spekülatif bir yeniden yapılandırmayla dijital dünyaya taşımıştır.

Baskılar, videolar ve metinlerle açık stüdyo sizleri bekliyor.

Konuşma İngilizce yapılacak olup, etkinlik herkesin katılımına açıktır.

Artist Talk: Annika Boll – Ghost in a Shell 2.0

📅 December 17, 2025 | ⏰ 18:00
📍 Gallery A
Enver Dündar Başar Sokak No:7 Alsancak / İzmir

As part of the first edition of the Deniz Villaları – Ecological Transitions Artist Residency Program, Annika Boll, selected to carry out her work at K2 Urla Breathing Zone, will share her residency experience and artistic production in a presentation.

Her work translates organic matter into digital copies, positioned between visual realism and hollow artificiality. A 3D scan is basically a Ghost in a Shell — an empty geometry with pictures glued on top. At K2, she combined field research of its grasslands with a speculative reconstruction of Posidonia seagrass.

Open studio with prints, videos, and texts.

The talk will be in English and the event is open to everyone.